top of page

Tedx Bebek - Prof. Dr. Ahmet Çabuk - Biyoteknoloji X.0

Yönetim Kurulu Başkanımız Prof. Dr. Ahmet Çabuk TedX Bebek sahnesinde Biyoteknoloji X.0 başlıklı konuşmasında biyoteknolojinin gelişim hızının artık 4.0 veya 5.0 gibi rakamlarla sınırlandırılamayacağını belirtiyor. Buradaki ‘X’ harfinin matematikteki gibi bir bilinmeyeni değil; aksine sonsuz bir değişimi, insnaın yönetmesi gereken yepyeni fırsat ve sorumluluklar temsil ettiğini vurguluyor.
Hücreyi anlamada kırılma noktalarından bahseden Ahmet Çabuk, elektron mikroskobunun icadı bize sadece hücrenin yapısını gösteren bir fotoğraf vermişti; bugün veri bilimi ve yapay zekâ ise bize hücrenin ‘filmini’ izletiyor hatta bir sonraki sahnede hücrenin nasıl davranacağını söylüyor.

Ahmet Çabuk, hücreyi bir ‘bilgisayar donanımı’, hücrenin metabolizmasını ise bir ‘yazılım’ olarak tanımlıyor. Eskiden bozulan elektronik aletlerin fiziksel parçaları (donanımları) değiştirilirken bugün teknik servislerin sadece yazılım güncelleyerek sorunları çözdüğünü hatırlatıyor. Biyoteknolojide de artık hücrenin genetik dilini (DNA’sını) anladığımız için fiziksel müdahalelerden ziyade hücrenin yazılımını güncelleyerek sonuç aldığımızı anlatıyor.

İnsanoğlunun Sanayi Devrimi’nden bu yana doğayı ‘tükenmez bir kaynak’ olarak görüp sömürdüğünü ve kirlettiğini ancak biyoteknolojinin insanlığa ekosistemin sadece bir parçası olduğunu hatırlattığını belirtiyor.  Diğer pek çok teknolojinin doğaya rağmen, doğayı zorlayarak ve ona zarar vererek geliştiğini; oysa biyoteknolojinin doğayla rekabet etmek veya ona hâkim olmak yerine doğayla ortaklaşa ve uyum içinde çalışan süreçleri önceliklendirdiğinin altını çiziyor.

Anadolu’nun mikroorganizma ve habitat zenginliğinin ne kadar değerli olduğunu kanıtlamak için çarpıcı bir hikâye paylaşıyor: Tüm dünyada kullanılan antibiyotik etken maddesini üreten bakteri, 1987 yılında yabancı araştırmacılar tarafından Ağrı Dağı’nın toprağından izole ediliyor ve yıllar sonra milyonlarca dolarlık bir değer dönüşüp FDA onayı alıyor. Bu yüzden hocamız, ülkemizin bu genetik kaynakları (mikroorganizmaları) koruyacağı ‘kültür koleksiyonları’nın kurulması ve desteklenmesi gerektiğini, bunların geleceğin biyoekonomisini yönetecek merkez bankaları olduğunu özellikle belirtiyor.

 

Konuşmanın tamamını dinlemek için link aşağıda yer almaktadır:

bottom of page